ADD Hamburg


“Nemiz varsa; bağımsız bir devlet kurmuşsak, hür vatandaş olmuşsak, şerefli insanlar gibi dolaşıyorsak yurdumuzu Batı’nın, vicdanımızı Doğu’nun pençesinden kurtarmışsak, şu denizlere bizim diye bakıyor,

bu topraklarda ana bağrının sıcaklığını duyuyorsak, belki nefes alıyorsak; hepsini, her şeyi, 30 Ağustos zaferine borçluyuz.”

Falih Rıfkı Atay ‘Çankaya’ 1


Değerli Üyelerimiz,

Değerli Dostlarımız;


30 Ağustos 1922 zaferiyle, işgal edilmiş olan Türk Yurdu emperyalistlerden, onların maşası olan işgalcilerden temizlenmiş ve Türk Milleti de sömürge olmaktan kurtulmuştur. 23 Nisan 1920’de kurulmuş olan Büyük Millet Meclisi’nin iradesi ve Mustafa Kemal Paşa’nın komutasında yürütülen bağımsızlık savaşımız bu zaferle sonuçlanmış ve Türkiye Cumhuriyeti'nin tapusu olan 24 Temmuz 1923 tarihli Lozan antlaşmasına giden yolun önü bu zaferle açılmıştır. 29 Ekim 1923’te antiemperyalizm, uygarlaşma ve çağdaşlaşma temeline oturtulan Türkiye Cumhuriyeti ilan edilmiştir.


30 Ağustos 1922 zaferi, dünyada hiç yenilemez olduğuna inanılan Emperyalizme, o zamanki Muazzam Devletlere karşı kazanılan dünyadaki ilk zaferdir. Türklerin bu zaferi, dünyadaki tüm sömürülen ülkelere, esir milletlere örnek olmuş ve onları yüreklendirmiştir.


30 Ağustos 1922 zaferi, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşu için gerekli olan ‘Kurtuluş’u belirleyen savaştır.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, O’nun silah arkadaşlarının, canını vatanı için, tam bağımsız Türkiye için veren kahraman şehitlerimizin önünde minnetle, saygıyla eğiliyoruz. Ruhları şâd olsun.


30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun.


Hamburg, 30 Ağustos 2020
Hamburg ve Çevresi Atatürkçü Düşünce Derneği Yönetim Kurulu adına

Başkan Mehmet Serdar Temur

Alles was wir heute besitzen, also...

...dass wir einen unabhängigen Staat gegründet haben,
...dass wir freie Bürger geworden sind,
...dass wir uns frei bewegen und würdig handeln können,
...dass wir unser Land aus den Klauen des Westens befreit haben, ...dass wir unsere Identität vor dem Osten gewahrt haben,

...dass wir die Meere unser eigen nennen können,
...dass wir in unserem Land die notwendige Heimatwärme spüren, ...vielleicht sogar, dass wir heute überhaupt atmen,

...all das, alles davon haben wir dem Triumph des 30. Augustes zu verdanken!

Falih Rıfkı Atay ‘Çankaya’ 1


Werte Mitglieder und Freunde,


Mit dem Triumph vom 30. August 1922, hat sich die Türkei aus den Klauen der Imperialmächte und deren Handlanger befreit. Ebenso wurde die Türkei an diesem Tag vom Kolonialismus befreit.

Dieser Triumph ist ein Ergebnis des unabdingbaren Willens des türkischen Parlaments, welches am 23. April 1920 unter der Leitung von Mustafa Kemal gegründet wurde. Eben dieser Triumph ist es auch, der den Weg für den Vertrag von Lausanne –das Gründungsdokument der türkischen Republik- am 24. Juli 1923 ebnete.


Am 29. Oktober 1923 wurde die Türkische Republik offiziell ausgerufen. Die Tugenden dieser Republik basieren auf Anti-Imperialismus, Zivilisiertheit und Modernität.


Der Sieg vom 30. August 1922 ist weltweit der erste seiner Art. Nie zuvor wurden die schier unbesiegbaren Imperial-Supermächte geschlagen. Dieses Ereignis bzw. dieser Erfolg der Türkei war für alle kolonialisierten Länder wegweisend und hat denen Mut gemacht.


Der 30. August 1922 ist nichts weniger, als der notwendige Befreiungskrieg, der die Gründung der Türkischen Republik erst ermöglichte.


Wir verbeugen uns in tiefer Ehrfurcht vor Mustafa Kemal Atatürk und all seinen heldenhaften Mitstreitern, die ihr Leben für eine unabhängige Türkei geopfert haben. Mögen sie alle in Frieden ruhen.

Alles Gute zum Jahrestag des großen Befreiungssieges vom 30. August 1922.


Hamburg, 30. August 2020


Der Verein zur Förderung des Gedankenguts von Atatürk in Hamburg und Umgebung e.V.

Mehmet Serdar Temur Vereinsvorsitzender

Değerli Üyelerimiz,
Değerli Dostlarımız;

ADD Hamburg, KOVID 19 pandemisi nedeniyle, sırasıyla;
- Derneğin 29 Mart 2020 tarihinde yapmayı planladığı 25. Yıl Kutlamasını;  
- Ortak etkinlik olarak güçlü destek verdiği 23 Nisan 2020 Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Kutlamasını;  
- 19 Mayıs 2020 Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı Kutlamasını; 
- Son olarak da 30 Ağustos 2020 Zafer Bayramı Kutlamasını 14.08.2020 tarihinde iptal etmiş, aklın ve bilimin öngördüğü şekilde gerekçelerini de bir basın duyurusuyla toplumla paylaşmıştı. 

ADD Hamburg, Yönetim Kurulu kararlarıyla kurumsal çalışır.

Öte yandan yurdumuzda; 
- 15 Temmuz’un kutlanmasına izin verilmesi;
- Ayasofya‘nın açılışında toplu namaz kılınmasına izin verilmesi; 
- Malazgirt Zaferinin kutlanmasına izin verilmesi; 
buna karşın 30 Ağustos 2020 Zafer Bayramı törenlerinin kutlanmasının iyice sınırlı tutulması halkımızda bir tepki uyandırmıştır. 

Bu gelişmeler, kalbi yurt sevgisiyle dolu olan, 23 Nisan ve 19 Mayıs kutlamalarının iptalini olgunlukla karşılayan halkımız tarafından daha farklı bir şekilde algılanmıştır. 

Hamburg’da iki farklı etkinlik grubu tarafından, iki farklı Zafer Bayramı Kutlaması yapılacaktır.

- 29 Ağustos 2020, Cumartesi, Le Royal - Event & Catering, Zafer Bayramı Kutlaması, saat 17:00.
- 30 Ağustos 2020, Pazar, Hamburg Başkonsolosluğu önü, saat 14:00-16:00 arası, “Bayrağını al sen de gel!”

Saygılarımızla

 

Hamburg, 28 Ağustos 2020
Hamburg ve Çevresi Atatürkçü Düşünce Derneği Yönetim Kurulu adına

Başkan Mehmet Serdar Temur


ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE DERNEĞİ

GENEL MERKEZ YÖNETİM KURULU

BASIN AÇIKLAMASI  -  24.08.2020


GERİCİ VE YASAKÇI ZİHNİYETİN HUKUK DIŞI DAYATMALARINA BOYUN EĞMEYECEĞİZ!


Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım.

Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım!

Kükremiş sel gibiyim: Bendimi çiğner, aşarım;

Yırtarım dağları, enginlere sığmam taşarım.

(Mehmet Akif Ersoy/ İstiklal Marşı’ndan)


Millet ve devlet olarak, varlığımızı borçlu olduğumuz zaferlerin yıldönümlerine, milli günlerimize ve milli bayramlarımıza yönelik; akıl ve mantığı zorlayan, vicdanları yaralayan, hukuku ve Anayasayı yok sayan uygulamalar, türlü bahanelerle devam etmektedir. İçişleri Bakanı’nın 30 Ağustos Büyük Zafer’in yıldönümüne ilişkin, 19.08.2020 tarihinde yayımladığı -pandemi bahaneli- genelge de bu doğrultuda hukuk dışıdır. İçişleri Bakanlığı’nın 19.08.2020 tarihli genelgesinin iptali istemiyle dava açmış bulunmaktayız...


Siyasi iktidarın; milli günlerimize ve milli bayramlarımıza karşıt tavrına, engellemelerine ve yasaklarına sürekli şahit oluyoruz. Devletimizi, bu günlerde en üst düzeyde temsil etmesi gerekenler; kimi zaman “kulak rahatsızlığı”, kimi zaman “gribal enfeksiyon”, kimi zaman da “bel fıtığı” gerekçeleriyle(!) kutlamalara katılmadı(!), katılamadı(!) Bunun ötesinde, hepimizin gururla ve coşkuyla katıldığı geleneksel programlar, bayramlar resmi izne tabi tutularak kısıtlandı...


Şimdi de Covid-19 salgını bahanesiyle, 30 Ağustos Büyük Zafer Bayramımız yasaklanmaktadır. 15 Temmuz kutlamalarını; Ayasofya’nın ibadete açılışını; milyonlarca öğrencinin kapalı sınıflarda girdiği lise-üniversite sınavını “endişe etmeyin!” diyerek yapan; işçileri sağlıksız ortamlarda çalıştıran, plajları, AVM’leri açan, “her şey kontrol altında, pandemiyi yendik, dünyaya örnek olduk” diyerek, hayatın normale döndüğünü ilan edenler; söz konusu, milli bayramlarımız olduğunda, pandemiye adeta sığınarak; bu salgını, milli günlerimizin kutlanmasının yasaklanmasına kılıf olarak kullanmaktalar...


Bu hukuk dışı ve Anayasaya aykırı yasaklamayı kabul etmiyoruz... 30 Ağustos Zafer Bayramı; Büyük Atatürk’ün planladığı, cephede bizzat komuta ettiği ve zaferle sonuçlandırdığı tarihi bir gündür. Bu zafer, Türk Milleti’nin varlık zaferidir: Emperyalist güçlerce, öz vatanından sürülmek istenen Milletimizin, yeniden var oluş destanıdır...

Tarihimiz şanlı zaferlerle doludur:

26 Ağustos 1071’de Malazgirt Zaferi ile Anadolu’nun kapıları Türklere açılmıştır.

29 Mayıs 1453’te İstanbul Fatih Sultan Mehmet’le bizim olmuştur.

Mondros ve Sevr ile Anadolu’dan sürülmek ve yok edilmek istenen, Türk Milleti; 19 Mayıs 1919’da başlayan, Milli Mücadele ve Büyük Atatürk’ün Başkomutanlığında, 1922’de kazanılan 30 Ağustos Zaferi ile Anadolu’yu sonsuza kadar yurt edinmiştir... 30 Ağustos gibi önemli, tarihi bir günün kutlanmasını yasaklamak, kısıtlamak ve engellemek hangi akla hizmettir?


Yasaklara ve baskılara karşı, mücadelemizi sürdürmekte kararlıyız. Çünkü, bu yasaklar; milli varlığımıza, milli kimliğimize vurulan zincirlerdir. Uydurma tarihler ve günler üretenlere de geçit vermeyeceğiz...

Atatürkçü Düşünce Derneği Genel Merkez Yönetim Kurulumuz; Genel Başkanımızın başkanlığında, 25 Ağustos 2020 Salı günü Afyon’da, geleneksel toplantısını gerçekleştirecektir. 26 Ağustos Çarşamba sabahı Zafer Yürüyüşünü yapacaktır. 30 Ağustos 2020 Pazar günü, ise, tüm şubelerimiz ve üyelerimiz; saat 16.00’da Atatürk Anıtları önünde hazır bulunacaktır. Şanlı zaferimizi; ay yıldızlı bayrağımızı gururla taşıyarak, anıtlara kırmızı karanfiller bırakarak, marşlarımızı söyleyerek (salgına karşı tüm kurullara uyarak, önlemlerini de alarak) kutlayacaktır. Halkımızı da bu şanlı kutlamaya davet ediyoruz...


Genel Merkez Yönetimimiz; Ankara Şubelerimizle,

30 Ağustos 2020 Pazar günü, saat 15.30’da

Anıtkabir ziyaretinin ardından, Sıhhiye Zafer Anıtı önünde olacaktır...


NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE...


ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE DERNEĞİ GENEL MERKEZ YÖNETİM KURULU


Değerli Üyelerimiz,

Değerli Dostlar;



Yönetim Kurulumuz, yaşadığımız Korona virüs salgını sebebiyle 2020 yılı sonuna kadar ayrıntılı olarak planlanmış olan tüm etkinliklerin iptalinin, sorumluluk gereği olduğuna karar vermiştir.

 

Gerekli olan her türlü zorunlu önleme karşın (sosyal mesafe vs. gibi), kalabalık ortamda “üstlenilecek riskin büyüklüğü” verilen bu zor kararda belirleyici olmuştur.

 

Bu bağlamda;

Prof. Dr. Kemal Arı’nın 30 Ağustos Zafer Bayramı Konferansı ile,  

Prof. Dr. Cemal Saydam’ın Kanal İstanbul Konferansı şimdilik ileri bir tarihe ertelenmiştir.

 

Aynı şekilde;

Her türlü ön hazırlığı tamamlanmış olan 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Kutlamamız ve

10 Kasım Atatürk’ü Anma Etkinliğimiz iptal edilmiştir.

 

Bilgilerinize sunar, anlayışınız için teşekkür eder, iyi ve sağlıklı günler dileriz.


Hamburg, 14 Ağustos 2020
Hamburg ve Çevresi Atatürkçü Düşünce Derneği adına

Başkan Mehmet Serdar Temur





Değerli Üyelerimiz,

Değerli Dostlar;


Bilindiği gibi Lozan Barış Antlaşması bundan 97 yıl önce 24 Temmuz 1923’de imzalanmıştır. Türkiye Cumhuriyetinin egemenliği, siyasi, hukuki ve ekonomik bağımsızlığı uluslararası bir ortamda bu antlaşma ile kazanılmış, kapitülasyonların kaldırılması bu antlaşma ile kabul edilmiştir. Lozan, Türkiye Cumhuriyetinin kuruluş tapusudur. Yeni Türkiye Cumhuriyeti, savaş yaralarını sarmak, bir an önce kalkınma hamlesini başlatabilmek için “Türk Boğazlarına Türk askeri yerleştirilmemesi maddesini” yine bu anlaşma ile kabul ederek bu konuda taviz vermiştir. Türkiye'nin Boğazlar üzerindeki tam kontrol hakkı ve “Türk Boğazlarına Türk askerinin yerleştirilmesi” Lozan Antlaşmasından 13 yıl sonra, ancak 20 Temmuz 1936 tarihinde imzalanan Montrö (Montreux) Türk Boğazları Sözleşmesi ile sağlanmış, Türk askeri daha o gece İstanbul ve Çanakkale Boğazları'na konuşlandırılmıştır.


Montrö öncesi yaşanan zorlu süreçte; 916 yıllık Hıristiyan, 481 yıllık Müslüman geçmişi olan Ayasofya, 24 Kasım 1934 tarihinde alınan Bakanlar Kurulu kararı ile müzeye çevrilmiş, bütün dünyaya dinlere ve uygarlıklara saygı mesajı verilmiştir. Bu tarihi yapının Montrö'den dört ay sonra, 19 Kasım 1936 tarihinde yapılan tapu kayıt işleminde, tapu kaydı; “Ayasofyayı Kebir Camii Şerifi” olarak düzenlenmiştir.


Hal böyleyken bilindiği gibi Ayasofya cami, takvimde başka gün yokmuş gibi, tam da Lozan Antlaşmasının yıldönümünde, 24 Temmuz 2020’de yeniden ibadete açıldı. Açılışta elinde tuttuğu bir kılıçla minbere çıkan Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş; yurdu kurtaran, İstanbul’u yeniden Türk egemenliğine sokan, şehri beş yıl işgal edip Ayasofya’yı yeniden kilise yapmak isteyen emperyalistleri kovan, Lozan’la Ayasofya’yı da kurtaran, İngiltere, Fransa, İtalya, Japonya, Yunanistan ve Romanya temsilcilerinden oluşan Boğazlar Komisyonunun şehri yönetmesine engel olan Atatürk’ün adını hiç anmadan: "Fatih Sultan Mehmed Han, gözbebeği olan bu muhteşem mabedi kıyamete kadar cami olmak kaydıyla vakfedip müminlere emanet bırakmıştır. Bizim inancımızda vakıf malı, dokunulmazdır, dokunanı yakar; vakfedenin şartı vazgeçilmezdir, çiğneyen lanete uğrar." dedi. Bu ifadesi yazılı ve görsel medyada Ayasofya’yı müze yapan Atatürk’e dolaylı lanet olarak yorumlandı.


Ali Erbaş’ı bu talihsiz ifadesinden dolayı şiddetle kınıyor, kendisini derhal istifaya davet ediyoruz.


Diyanet İşleri Başkanlığına yine o makamın ilk başkanı olan Rıfat Börekçi gibi çağdaş bir din görevlisinin geleceği günlerin yakın olduğuna inanıyoruz.


İçinde bulunduğumuz Kurban Bayramınızı kutlar, sağlık, huzur ve mutluluk dileriz.


Hamburg, 01 Ağustos 2020


Hamburg ve Çevresi Atatürkçü Düşünce Derneği Yönetim Kurulu adına

Başkan Mehmet Serdar Temur

Werte Mitglieder,

liebe Freunde;


wie alle wissen, wurde der Vertrag von Lausanne vor 97 Jahren am 24. Juli 1923 unterzeichnet.

Die Türkische Republik erlangte mit dieser Unterzeichnung die Souveränität. Ebenso wurde die politische, rechtliche und wirtschaftliche Unabhängigkeit erlangt. Es markiert auch das Datum, an dem die vorherigen Kapitulationen aufgehoben worden sind. Der Vertrag von Lausanne ist ein Gründungsdokument der Türkischen Republik. Die neue türkische Republik hat zu Gunsten einer raschen Handlungsfähigkeit auch Zugeständnisse machen müssen. Sie musste im Rahmen des Lausanner Vertrags akzeptieren, dass keine türkischen Streitmächte an den türkischen Meeresengen stationiert werden dürfen. Dieser Umstand wurde 13 Jahre später, am 20. Juli 1936 mit dem Vertrag von Montreux korrigiert. An diesem Tag erlangte die türkische Republik das volle souveräne Recht über die türkische Meeresenge zurück. Noch in jener Nacht wurden türkische Soldaten am Bosporus von Istanbul und Çanakkale stationiert.


In den turbulenten Jahren vor dem Vertrag von Montreux, wurde die Hagia Sophia (welche eine 916-jährige christliche und eine 481-jährige muslimische Geschichte vorzuweisen hatte) mit dem Beschluss des Ministerrats vom 24. November 1934 in ein Museum umgewandelt. Dies war ein Akt des Respekts – aus Respekt gegenüber allen Menschen, Kulturen und Religionen. Vier Monate nach dem Vertrag von Montreux, wurde die historienreiche Hagia Sophia am 19. November 1936 dennoch als Moschee ins Grundbuch eingetragen.


Ironischer Weise wurde die Hagia Sophia genau am Jahrestag des Lausanner Vertrags, am 24. Juli 2020 wieder für Gebete neueröffnet. Der Leiter der religiösen Institution Diyanet, Ali Erbaş, erklomm die Stufen der Kanzel mit einem Schwert in der Hand und er erachtete es nicht einmal für notwendig, Atatürk namentlich zu nennen.
Der Atatürk,
- der das Land aus den Händen der Besatzer zurückeroberte,
- der Istanbul wieder unter türkische Souveränität zurückführte,
- der die Stadt nach fünf Jahren von den Imperialmächten befreite, die die Hagia Sophia wieder zur Kirche machen wollten.


Er verhinderte die damalige Kommission der türkischen Meeresenge (bestehend aus England, Frankreich, Italien, Japan, Griechenland und Rumänien), dass sie Istanbul regieren und rettete somit die Hagia Sophia.

Stattdessen verlautbarte Ali Erbaş folgendes: „Fatih Sultan Mehmed Han hat uns diesen Tempel mit dem Vermächtnis hinterlassen, dass dieser bis in alle Ewigkeit eine Moschee zu sein hat. Dieses Erbe ist unantastbar, derjenige der das missachtet sei verflucht!“


Diese Aussage wurde in den einschlägigen Medien als „Verfluchung Atatürks durch die Hintertür“ interpretiert.


Wir verurteilen Ali Erbaş für diese unannehmbare Aussage und fordern ihn dazu auf sein Amt unverzüglich niederzulegen.


Wir sind der festen Überzeugung, dass die Diyanet wieder einen zeitgenössischen Vorsitzenden verdient hat, wie zum Beispiel der erste Vorsitzende Rıfat Börekçi.


Wir wünschen Ihnen alles gut zum Bayram, bleiben Sie gesund!


Hamburg, 08 August 2020


Der Verein zur Förderung des Gedankenguts von Atatürk in Hamburg und Umgebung e.V.

Mehmet Serdar Temur
Vereinsvorsitzender


Değerli Üyemiz,

 

Bazı hukuki ve teknik sorunlar nedeniyle 2019 yılı ADD Hamburg üyelik aidatını hesabınızdan çekememiştik.

 

Lütfen, 2019 yılı üyelik aidatınızı 30 Nisan 2020 tarihine kadar aşağıda vermiş olduğumuz IBAN’a transfer

etmenizi (“Überweisung“ yapmanızı) rica ediyoruz.

 

Anlayışınız ve desteğiniz için teşekkür eder, sağlıklı günler dileriz.

Hamburg ve Çevresi Atatürkçü Düşünce Derneği

 


2019 Aidatını Ödeyeceğiniz Banka Hesap Bilgilerimiz :


Verein zur Förderung des Gedankenguts von Atatürk in Hamburg und Umgebung e.V.


Haspa, IBAN: DE10 2005 0550 1500 6824 87


Tek Kişi   : 50 €                    Aile   : 75 €                           Öğrenci   : 10 €

 
 
 
 


Hamburg ve Çevresi Atatürkçü Düşünce Derneği


Yönetim Kurulu :

 

Başkan : 

M.Serdar Temur

 

Başkan Yardımcıları :

Mehtap Kaplan-Gökçe

Namık Yener

 

Sayman : 

Şuayip Karakuş

 

Yönetim Kurulu Üyeleri : 

Hafize Avşar

Ahmet Birinci

Hatice Birinci

Murat Comart

Ufuk Güngör

Recep Kaprol

 

Yönetim Kurulu Yedek Üyeleri :

Abdi Daglum

Haşmet Düzgüner

Fatma Keskin

 

Denetleme Kurulu :


Denetleme Kurulu Üyeleri :

Atilla Arkuç

Celal Cengiz

Coşkun Coştur

 

Denetleme Kurulu Yedek Üyeleri :

Durak Demir

Himmet Keklikci


İletişim Bilgileri :


Hamburg ve Çevresi Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD Hamburg)

Hospitalstrasse 111, Haus 7    

22767 Hamburg


E-posta: infoaddhh@gmail.com


Banka Bilgileri :

Verein zur Förderung des Gedankenguts von Atatürk in Hamburg und Umgebung e.V.

Hamburger Sparkasse, IBAN: DE10 2005 0550 1500 6824 87 

Copyright ©      Alle      Rechte      vorbehalten